“Alkali Diyet” Hakkında Her Şey

| Son gözden geçirme: 03/11/2013
Yazdır

Her gün çeşitli beslenme tercihleri yapıyoruz; kimi kez kalori sayarak, kimi kez sadece o an canımızın ne çektiğine bakarak… Peki doğru yapıyor muyuz? Tıka basa doymuş olsak da aç kalmamız mümkün mü? Doktor Ayşegül Çoruhlu, Tokuz Ama Açız! kitabında bu sorulara yanıt veriyor.

diyetle-ilgili-3-soru

Alkali Diyet kitabıyla tanıdığımız Doktor Ayşegül Çoruhlu’ya göre, sağlık, gençlik, ideal kilo ve uzun ömür gibi en çok peşinde koştuğumuz isteklerimize kavuşmamızın tek yolu, vücudumuzu alkali tutmak.

“Mideni değil, hücrelerini doyur” diyen Çoruhlu, karnımız tok olsa ^ da yediklerimizin çoğu “besin” olmadığı için hücrelerimizin aç kaldığını söylüyor. Diyet yaptıkça kilo alıyor oluşumuzun nedeni de bu. Doktor Ayşegül Çoruhlu, gerçekten sağlıklı beslenmek için bilmemiz gereken her şeyi bir araya getirdiği Tokuz Ama Açız! kitabıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Bilmeyenler için öncelikle “alkali” ne demek, onu açıklar mısınız?
Alkali kelimesi, asit kelimesinin zıddı. Bir dokunun veya sıvının içerisindeki asit miktarına bağlı olarak, asit fazla ise orası asitli, asit az ise alkali olur.

Kitapta sizin de söylediğiniz gibi, bilgi bombardımanı çağında doğru bilgiye ulaşmak çok zor. Her gün yeni bir sağlıklı beslenme ya da diyet kitabıyla karşılaşır olduk. Bu kitabın farkı ne?
Sağlığın en temeldeki kuralı şu: Vücut hücreleri alkali ortamda daha iyi çalışır, asidik ortamda ise daha kolay hastalanır. Vücuttaki tüm hücre, doku, organ ve sıvılarda (kan, lenf, vs) ideal bir asit-alkali dengesi olmalı. Bu dengeyi belirleyen en önemli unsur ise yiyecek seçimlerimiz. Bazı yiyecekler hücreler için alkali olması gereken ortamı desteklerken, bazıları alkali olmanın tam zıddı olan asitlenmeyi arttırıyor, işte yiyecek seçimlerindeki bu asit-alkali dengesi şimdiye kadar göz ardı edilmişti. Sağlıklı beslenmek, hücreler için en uygun besini tüketmektir. Seçilen yiyeceğin kalorisinin az veya çok olmasına göre karar vermek artık yetersiz bir yaklaşım.

---------- r e k l a m ----------

“Vücudumuzun alkali dengesini koruyabilseydik hiç hastalanmaz, hatta yaşlanmazdık” diyorsunuz. Alkali denge ne anlama geliyor?
Biz milyarlarca hücreden oluşuyoruz. Biyolojimizin temel parçası olan hücrelerin sağlığı, en önemsenmesi gereken konu. Sonuçta en hasta hücremiz kadar sağlıklıyız! Hücrelerimizin arzu ettiği durum alkali ortam ise, daima alkali olmamızı sağlayacak şekilde beslenirsek, bizi asitlendiren yiyeceklerden uzak kalırsak, hastalanmadan geçecek çok uzun bir ömür mümkün. Önemli olan hücrelerin içinde olduğu ortam. Akvaryumun suyu kirlense ve balık hastalansa, balığı mı değiştirmeliyiz yoksa akvaryumun kirlenmiş suyunu mu? Ortam her şeydir.

Bugüne kadar hep bitkisel proteinlerin hayvansal olanların yerini tutmayacağını duyduk. Şimdi siz aksini söylüyorsunuz. Hayvansal proteinlerin zararı ne?
Hayvansal proteinlerin zararı en çok onları fazla tükettiğimizde, kızartma, kömürde pişirme gibi yöntemleri tercih ettiğimizde, iyi çiğnemeden yuttuğumuzda ve işlenmiş hayvansal gıdaları seçtiğimizde ortaya çıkıyor. En önemlisi, hayvansal gıdaların yanında onların asitlenme etkisini bertaraf edecek bitkisel besinler, özellikle çiğ sebzeler ve salatalar yemediğimizde görülüyor. Her tür hayvansal gıda tüketilirken yanında sebze de tüketilmeli. Bitkisel proteinlere ağırlık vermek, hayvansal proteinleri kilo başına bir gramdan fazla i tüketmemek gerekiyor. Daha fazlası gereksiz ve zararlı. Ancak bu, vej etaryen bir diyetten ziyade dengeli bir beslenme modeli. Hayvansal ürünleri bire dört oranında sebzelerle beraber yemek öneriliyor.

Akşam yemeğini tamamen atlamanın en doğrusu olduğunu söylüyorsunuz, neden? Akşam yemeğine ihtiyacımız yok. Özellikle modern yaşamdaki akşam yemeği geç saatlerde ve ağır yendiği için. Akşam saatlerinde vücudun aç kalıp dinlenmeye geçmesi gerek. Uykudan beş saat önce aç olmak en doğrusu. Uyku için ideal saat 23.00 olduğuna göre, saat 17.00’den sonra yenen yemek tamamen zarar hanesine yazar, kâr değil! Bel bölgesini kalınlaştıran yemek akşam yemeğidir. Gündüz ne kadar yersen ye, saat 17.00’den sonra bir şey yemezsen incecik bir belin olur. Bu kural herkeste çalışır. Akşam yemeği yememek, ömrü uzatmanın en kestirme yolu.

Alkali diyet, kilo vermeye yardımcı bir beslenme şekli mi?
Alkali beslenme, hücre sağlığımızı koruyan bir beslenme şekli ve sağlıklı hücreler de kilo almaya meyilli olmaz. Vücut asitli oldukça kilo almaya olan eğilimi artar. O zaman az da yesen kilo alırsın. Çok yiyerek zayıf ve sağlıklı kalmanın tek yolu ise alkali beslenmek.

“Kalori saymayı bırakmalıyız” diyorsunuz. Bir anda bu alışkanlıktan vazgeçmek pek çok insanın kilo almasına neden olabilir. Nasıl bir geçiş planı önerirsiniz?
Plan basit: Kalori saymak yerine, sebze, meyve, tohum, baharat ve balık ağırlıklı beslen. Zaten bunlardan hangisini yersen ye, kalorisi fazla olmaz. Bu durumda hem çok yiyebilir, hem kilo kaybeder, hem de sağlıklı kalırsın. Uyguladığımız beslenme şekilleri gerginlik yaratacak ve bu yüzden de hemen terk edilecek kurallar içermemeli. Beslenme ‘sürdürülebilir’ olmalı. Önerdiğim alkali beslenme hayat boyu sürdürülebilir bir beslenme şekli.

Sebzeleri nasıl tüketmeyi tavsiye edersiniz? Mutlaka çiğ yemek mi gerekiyor?
Sebzeleri çiğ yemek en kolay ve hızlı alkali olma yolu. Ancak haşlanması ve buharda pişirilmesi de kabul edilebilir. Sadece kızartılmış olması kabul edilemez. Söğüş ve salata şeklinde yemek ve özellikle sebze suyu içmeyi ailece bir alışkanlık hâline getirmek gerekiyor. Ayrıca alkali beslenmenin olmazsa olmazı alkali su içmek. İçtiğimiz suyun alkali olması da yediklerimiz kadar önem taşıyor.

Vücudum Asitli Mi?

Doktor Ayşegül Çoruhlu, en basit şekliyle aşağıdaki şikâyetlerin vücutta bir asitlenme olduğunu gösterdiğini söylüyor:

  • Sabah idrarının çok koyu, kokulu olması,
  • Kabızlık şikâyeti,
  • Gaz ve hazımsızlık şikâyeti,
  • Fibromiyalji,
  • Bel bölgesinin kalınlığı,
  • Kolay kilo almak,
  • Öğle yemeklerinden sonra uykulu hâl veya tatlı isteği,
  • Uykusuzluk

Kaynak: Women’s Health (11.2013)

Yazdır

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

Etiketler: , ,

Kategori: BESLENME & DİYET

  • RSS
  • Twitter
  • Facebook
  • YouTube