Baş Ağrısı

| Son gözden geçirme: 21/04/2011
Yazdır

Baş ağrısı tamamen kişiye bağlı sübjektif bir duygu olarak hemen herkesin karşılaştığı bir şikâyet konusudur. Bazen kafa derisinde yüzeysel olarak şiddetli ve yanıcı ağrı şeklinde, bazen daha derinde kunt ağrı halinde duyulur. Kusma ile birlikte olan baş ağrıları hemen daima kafa içindeki bir rahatsızlığa bağlıdır. Hastaya çığlık attıracak kadar şiddetli olanlar beyin zarları ile ilgili hastalıklarda görülür. Zonklayıcı tipte başağrıları ise damarlarla ilgilidir. Bir kafa travmasından sonra meydana gelen ağrılarda beyin zarları içine kan toplanması (Subdurai hematom) ihtimalini düşünülmelidir. Ayrıca ense kaslarının gerginliğinin artması sonucu ara sıra gelen veya hiddetlenince ortaya çıkan ruhsal kökenli başağrıları da vardır. Strese bağlı bu tür ağrılar kas gevşetici yani miyorelaksan denilen ilaçlarla iyileşebilir.

Baş ağrılarının üç yüzden çok farklı türü mevcuttur. Birçoğunun neden kaynaklandığı şu anda tam anlaşılmamış olmakla birlikte çoğunlukla iyi huylu özellik sergiler. Fakat kimi zaman ciddi ve hayatı tehdit eden sebeplerle ilişkili olabilir.

Baş ağrıları bütün dünyada doktora başvurularda en çok şikayet edilen hastalıkların başında gelmektedir. Kadınların yüzde 5’i ve erkeklerin yüzde 2.8’i her sene yüz seksen gün ve üzerinde süreyi baş ağrılarıyla geçirmektedir. Baş ağrılarının üç yüzden fazla farklı türü mevcuttur. Pekçoğunun kökeni halen tam anlaşılmamış olmakla beraber genellikle iyi huylu özellik sergilemektedir. Ancak bazen ciddi ve yaşamı tehdit eden nedenlerle ilişkili olabilmektedir.

Baş ağrıları hemen tüm dünyada Uluslararası Baş ağrısı Birliğinin(IHS) belirlediği kriterlerle sınıflandırılır. Oldukça geniş kapsamlı olan bu sınıflamaya göre; primer ve sekonder olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Primer (birincil) baş ağrıları: Baş ağrısını açıklayacak herhangi bir sistemik ya da beyin hastalığı olmaz. Bu grupta migren, gerilim tipi baş ağrıları, küme baş ağrısı gibi baş ağrısı türleri yer almaktadır.

---------- r e k l a m ----------

Sekonder (ikincil) baş ağrıları: Bu türde beyinde sistemik olarak bir hastalık bulunur ve ağrılar bu hastalıkla ilişkilidir.

Baş ağrısının hangi grupta olduğunu tespit etmek için, geniş bir anamnez, nörolojik muayene, beyin görüntülemesinin yanı sıra , kan ve idrar tahlilleri, EEG , gereken durumlarda lomber ponksiyon yani belden su alma işlemlerinin yapılması gerekmektedir.

MİGREN

En çok primer baş ağrısı sebebi olan migren, damarsal kökenli, akut ataklarla giden sürekli bir hastalıktır. Kadınların ortalama yüzde on sekizi, erkeklerin yüzde altısında görülmektedir. Migrenli hastaların yaklaşık yüzde yetmişinde ailede migren hastalığı bulunmaktadır. Migren atakları esnasında hastaların yüzde sekseninde aşırı baş ağrısı ve bunla beraber bazı bulgular görülmektedir. Bunların üçte birinde bu hastalık hissi günlük yaşamını sürdürmelerini engellemekte ve yatak istirahati dahi gerektirebilmektedirr. Hastalık, hem günlük yaşam kalitesini düşürmesi hem de iş gücü kaybı ile ciddi ekonomik yük oluşturmaktadır.

BelirtileriBaş Ağrısı

Uzmanlar, bazıları seyrek görülen birçok migren türü belirlemiştir. Auralı (öncül belirtili) migrende baş ağrısı öncesinde ışıklar, zik zaklar, renkler görme şeklinde çoğunlukla görsel belirtiler gelişmektedir. Aurasız, yani öncül belirtileri olmayan migrende ataklar aniden ortaya çıkmaktadır. Migren atağı sırasında genelde sağ veya sol yarım baş ağrısı vardır. Bu ağrı zonklayıcı, orta veya çok şiddetli bir baş ağrısıdır. Ağrıya mide bulantısı, kusma isteği veya kusma, ışık ve sese karşı hassasiyet, bazen ağrı olan tarafta uyuşmalar da eşlik edebilmektedir. Ataklar ortalama 4-72 saat sürmekte ve ataklar sırasında birçok hasta sessiz ve karanlık bir odada yatma ihtiyacı hissetmektedir.

Nedenleri

Migren ataklarını tetikleyen bazı durumlar olabilmektedir. Bunlar adet dönemi, yumurtlama dönemi, doğum kontrol hapı kullanımı, hormon yerine koyma tedavileri gibi hormon dengesinde değişiklik yapan durumlar, alkol, konserve yiyecekler, aspartam (tatlandırıcılarda bulunur) gibi maddeler, çikolata, eski peynir, öğün kaçırma gibi beslenme ile igili durumlar, stres, üzüntü, depresyon, aşırı fiziksel aktivite ve yorgunluk, aşırı ve parlak ışıklı, floresan aydınlatmanı mekanlar, uykusuzluk, aşırı uyku, damarlarda genişleme yapan bazı ilaçlardır.

Teşhis

Migren tanısı konması için bu özeliklerin yanı sıra hastanın gerekli incelemelerinin yapılıp baş ağrılarına neden olabilecek başka bir hastalığın olup olmadığının kanıtlanması gerekmektedir.

Tedavi

Migrenin iki tip tedavisi vardır. Biri atağı durdurmaya diğeri ise ataklardan korumaya yönelik tedavidir. Atak tedavisi sadece atak sırasında kullanılmaktadır. Ağrıların şiddeti ile süresine ve hastanın durumuna göre basit ağrı kesiciler ya da özel migren ilaçlarından yararlanılmaktadır. Şiddetli bulantı-kusmaları ve atak sırasında aşırı huzursuzluğu olan hastalarda bu şikayetlere yönelik tedaviler gerekebilmektedir. Ataklardan korumaya yönelik tedavinin birinci basamağı ise atağın sıklık ile şiddetini azaltmaktır. İkinci basamak ise ilk basamak başarılı olduğu takdirde hastanın kullanmakta olduğu ağrı kesici miktarını azaltmak ve onun yaşam kalitesini yükseltmektir. Kullanılan ilaçlar çok çeşitli gruplardan oluşmaktadır. Bunlar epilepsi(sara) ilaçları, depresyon ilaçları, hipertansiyon ilaçları, magnezyumlu bazı ilaçlar olarak gruplandırılabilmektedir. Bu ilaçların hangisinin seçileceğine migrenin tipi, atakların sıklığı, ataklar sırasında eşlik eden şikayetlerin özellikleri, hastanın yaşı, başka hastalıklarının olup olmaması gibi durumlara göre ilgili hekim karar verir.

GERİLİM TİP BAŞ AĞRILARI

Primer başağrıları grubundaki diğer bir ağrı tipini ise gerilim tipi baş ağrısı oluşturmaktadır. Bu baş ağrıları kaslarda gerginlik ve stres sonucu ortaya çıkmaktadır.

Teşhis

Gerilim ağrıları olan hastalar baş ağrılarını genelde basınç ya da gerilme şeklinde tarif etmektedirler. Ağrılar migrenin aksine hafif-orta şiddette seyretmektedir. Genelde iki taraflıdır, aşırı fiziksel aktiviteyle alevlenmeleri olmaz. Bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti olmaz. Tanı için bu özeliklerin yanı sıra yine baş ağrısının başka hastalıkla ilişkili olmadığının kanıtlanması gerekmektedir. Eğer yılın yaklaşık 180 günü ağrıyla geçiriliyor ve her ağrı atağı 30 dakika ile 7 gün arası sürüyorsa, tekrarlayan gerilim baş ağrısından kuşkulanılmalıdır.

Tedavi

Şiddetli dönemlerde basit ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak sık tekrarlayan ataklar varsa koruyucu tedavi olarak, hastanın yaşı ve diğer hastalıkları göz önüne alınarak ilgili hekim tarafından depresyon ilaçlarına başlanabilir. Koruyucu tedavinin amacı yine kullanılan ağrı kesici miktarını azaltmak ve yaşam kalitesini arttırmaktır. Migren ve kronik gerilim tipi baş ağrıları olan hastalarda bazı psikiyatrik bozuklukların birlikteliğine oldukça sık rastlanmaktadır. Psikiyatrik problemlerin de ilgili uzman tarafından değerlendirilmesi tedavi başarısında artış sağlayabilmektedir.

KÜME BAŞ AĞRILARI

Küme baş ağrılarında, saniyeler süren şiddetli ağrı atakları arka arkaya kümeler halinde gelmektedir. Bu tip baş ağrısı genelde erkeklerde görülür. Ağrı çoğunlukla göz çevresi ve şakakta yoğunlaşır ve tek taraflı olur. Gözde kızarma, yanma, sulanma gibi belirtiler olabilir. Ağrı çok hızlı başlar, 10-15 dakikada zirve yapar ve 30-45 dakikada sonlanır. Ataklar 7 gün de bir görülebileceği gibi yılda bir sıklığında da olabilir. Ağrısız dönemlerin süresi 2 haftadan yıllara kadar uzayabilir. Ataklar alkol, sigara ve damarlarda genişlemeye yol açan ilaçları kullanmakla tetiklenebilir.

Teşhis

Yukarıda belirtilen özelliklerin yanı sıra ağrıların başka bir hastalıkla ilişkili olmadığının tetkiklerle kanıtlanması gerekir.

Tedavi

Atak esnasında hastaya yüksek miktarda O2 solutulur ve migren ilaçları kullanılır. Atağın önüne geçmek için hipertanisyon, epilepsi diğer adıyla sara ilaçlarının bazıları ve bazı ilaçlara, ilgili doktor kontrolünde başlanabilir. Genellikle migren ve gerilim baş ağrılarında tedavinin sonuçsuz olmasının en önemli sebebi, hastanın tedaviye uyum göstermemesidir.

Özellikle koruyucu tedavilerin etkileri üç haftadan sonra ortaya çıkar ve 1. haftada birtakım yan etkileri meydana gelebilir. Hastalar ilaçları ilk hafta içinde ya da üç haftalık periyod sonunda bırakabilir. Bir grup hasta da tedavide başarı sağlandığı anda iyi olduğunu düşünerek tedavisini yarıda bırakır. Tedavi edilmemiş farklı türden baş ağrıları günlük kronik baş ağrısı denilen ve genellikle hemen hiç geçmeyen, tedavisi oldukça güç olan bir baş ağrısı tipine dönüşebilir. Bu nedenle tüm tedavilerin ilgili hekim tarafından belirlenmesi ve takip edilmesi gerekir.

VERTİGO (BAŞ DÖNMESİ)

Baş dönmesi, nöroloji kliniklerinde sık karşılaşılan şikayetlerden birini oluşturur. Çoğu zaman altında önemli bir hastalık bulunmayan ve kendiliğinden düzelen bir belirti olarak ifade edililmektedir. Ancak bazen çok ciddi nörolojik bir hastalığa da işaret edebilir. Vücudumuzun mekandaki pozisyonundan haberdar olmayı ve dengemizi sağlayan bazı mekanizmalar vardır. Göz, iç kulaktaki denge organı, kas ve eklemlerden kalkan uyarılarla sürekli baş ve vücudun diğer kısımlarının birbiriyle ve mekandaki yerleri hakkında beyne bilgi gelir. Bu mekanizmalarda bozukluk olunca denge bozukluğu ya da baş dönmesi ortaya çıkar. Baş dönmesi çok karşılaşılan bir hastalıktır. Fakat bu rahatsızlığı yaşayan kişiler çok farklı şeyleri baş dönmesi olarak dile getirirler. Vertigo, hastanın kendi bedeni ya da çevrenin etrafında gerçekten dönmekte olduğunu zannetmesiyle gelişen bir tablodur. Bu biçimde bir dönme hissi olmadan ortaya çıkan vertigo ise yalancı vertigo(dizzness) olarak tanımlanmaktadır.

Belirtileri

Vertigo çok şiddetli olduğunda hastalarda gözlerde sıçrayıcı hareket, bulantı ve kusma, ayakta duramama şeklinde belirtiler de olabilir.

Nedenleri

Vertigo; iç kulak, denge siniriyle ilgili hastalıklar, beyin sapı ve beyinciği tutan hastalıklarda görülebilmektedir.

Meniere hastalığı: İç kulakla ilgili bir rahatsızlıktır. Hasta dakikalar veya saatler süren ataklar halinde tekrarlayan vertigodan yakınmaktadır. Bu sırada ayakta duramaz, en ufak baş hareketiyle şiddetli vertigo gelişir. Genelde bulantı, kusma ve kulak çınlaması eşlik eder. Atakların tekrarlaması hasta olan iç kulak tarafında işitme kaybına neden olur.

İyi huylu tekrarlayıcı pozisyona bağlı vertigo: İç kulakla ilgili bir rahatsızlıktır. Başın belli bir pozisyonunda ortaya çıkan, vertigo ve gözde sıçrayıcı hareketlerle karakterize iyi huylu bir hastalık olarak belirtilir. Saniyeler içinde gelip geçer, başın aynı pozisyona getirilmesiyle yeniden başlar.

Diğer nedenler: Beyin sapı-beyincik birleşme bölgesinden denge siniri geçmektedir. Bu bölge tümörlerinde vertigo, kulak çınlaması, giderek artan işitme kaybı olabilir. Beyin sapı ve beyincik damar tıkanma ve kanama durumlarında da baş dönmesi gelişebilir. Ancak bu durumlarda birçok bölge fonksiyonunu kaybettiği için kafa sinirlerinin çoğunda tutulum, bir taraf kol-bacakta felç gibi nörolojik bozukluklar görülebilir.

Multipl Skleroz hastalığında beyin sapı ve beyincik, göz tutulumları olabilir ve vertigo, dengesizlik gibi şikayetler yapabilir. Uzmnlara göre, oturma kalkma esnasında gelişen tansiyon düşüklüğü, çeşitli kalp hastalıkları, ağır kansızlıklar ve metabolik bozukluklar vertigo yapabilir. Boyun kemiklerinde bozulmalar ve kireçlenmeler bu kemiklerin içinden geçen ve beyin sapı ile beyinciği besleyen damarları sıkıştırarak vertigo yapabilir. Uzmanlara göre, bazı psikiyatrik rahatsızlıklarda da yineleyen vertigo şikayeti olabilir.

Yaşlı ve birçok hastalığı olan (özellikle diabet gibi) kişilerde sürekli yalancı vertigo ve dengesizlik şikayetleri ortaya çıkabilir.

Teşhis

Vertigo teşhisi konulması için bir dizi tetkik gerekir. Hastanın vertigosunun gerçek olup olmadığının anlaşılabilmesi için ayrıntılı sorularla öykü alınır. Ardından dikkatli bir nörolojik muayene yapılması gerikir. Beyin görüntülemesi istenecekse beyin magnetik rezonanslı(MR) görüntüleme tercih edilir.

Zira MR beyin sapı ve beyin sapı-beyincik birleşim yerini, iç kulak yapılarıyla ilgili iltihabi halleri daha teferruatları gösteren bir tetkiktir. Gereken hallerde kulak-burun-boğaz (KBB) muayenesi ve odiyometrik(işitme ilgili) testler yapılır. Rutin kan tetkiklerine bakılır. Başka bir çok hastalıkla ilişkili olduğu yönünde şüphelenilen hastalarda ileri incelemelere başvurulur.

Tedavi

Vertigo beyin damar hastalığı, MS, beyin tümörü, boyun kemiklerinde kireçlenme gibi hastalıklarla ilişkili ise bu hastalıklara yönelik özel tedaviler uygulanmaktadır.

İç kulakla ilgili vertigolarda genelde tedavi hastanın şikayetlerini hafifletmeye yönelik uygulanır. Kulak Burun Boğaz tarafından uygulanan bazı özel baş manevraları da tedavide kullanılıyor. Sık yineleyen vertigo atakları olan hastalar için çeşitli tedavilerle atak önleyici tedaviler oluşturulmaya çalışılıyor.

Yazdır

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kategori: Beyin ve Sinir Sistemi

  • RSS
  • Twitter
  • Facebook
  • YouTube