Damar Hastalıkları

| Son gözden geçirme: 11/05/2011
Yazdır

Daha ziyade batı ülkelerine özgü damar hastalıkları birçok insanın yaşamını tehdit etmekte ve yüksek oranda erken ölümlere neden olmaktadır. Yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve diğer doğal yaklaşımlar, damar hasarını azaltarak ve hatta düzelterek sağlığınızı önemli ölçüde değiştirebilir.

Hasta damarlar dokulara daha az kan gitmesine ve iç kanamaya neden olur. Aynı zamanda vücudun su toplamasına da yol açabilir. Yüksek tansiyon; kalp sıkışması ve kalp krizi; yürüyünce bacaklarda oluşan ağrı; olağanüstü soğuk el, ayak ve burun; Raynaud sendromu; migren; felç (inme) veya geçici iskemik atak gibi kardiyovasküler sorunların çoğunun temelinde damar hastalığı yatmaktadır. Bu hastalık baş dönmesi, hafıza kaybı ve kafa karışıklığına da yol açabilir. Daha seyrek görülenler ise, vaskülit veya arterit diye bilinen bir grup iltihaplı hastalığı içerir.

Nedenleri

Damar hastalığının birçok nedeni olabilir. Çoğu zaman birkaç faktör bir araya gelerek bu rahatsızlığa yol açar.

Damar iç yüzeyinin zedelenmesi: Bu durum “kötü” kolesterolün (oksitlenmiş düşük yoğunluklu lipoprotein veya LDL) damarlarda birikmesine yol açar. Oksitlenmiş LDL, ateroma denilen sarımsı bir madde halinde damarların iç yüzeyinde toplanır. Bunun sonucunda damarlar daralır ve kanda, damarların iç yüzeyinde minik yırtıklar oluşmasına yol açan bir türbülans meydana gelir. Bu yırtıklar iyileşirken bir nevi çapak bırakır; Çapaklı damarlar zayıf oldukları yerlerden yırtılabilir ve çevredeki dokulara zarar veren iç kanamalara yol açar. Çapaklı damarların sertleşmiş iç yüzeyileri buralarda kan pıhtıları birikmesini ve böylece damar yollarının daha da tıkanmasını tetikler.

---------- r e k l a m ----------

Tahriş edici olduğu bilinen faktörler:

  • Yüksek oksitlenmiş kan yağlan seviyesi.
  • Yüksek kan şekeri seviyesi.
  • Aktif ve pasif sigara içiciliği.
  • Otoimmün hastâlıklar (kişinin kendi bağışıklık sistemi tarafından yaratılan hastalıklar).

Tahriş edici olabilecek faktörler:

  • Kanda amino asit homosistein seviyesinin yüksek olması (bunun nedeni, folik asit, B6 ve B12 vitamin eksikliği, sigara, hareketsizlik ve genetik bozukluk olabilir).
  • Uzun süreli akciğer veya dişeti hastalıklan gibi viral veya bakteriyel enfeksiyonlar.

Damar sertliği: Damar sertliği dolaşım bozukluğuna neden olur. Yüksek tansiyon, sigara, hareketsizlik veya ateroma sonucu damar duvarları esnekliklerini kaybedebilirler.

Kanın yoğunlaşması: Bu durum damarlarda kan pıhtılarının oluşmasına yol açar ve hareketsizlik, herhangi bir enfeksiyon, soğuk hava ve/veya besleyici maddelerden yoksun ve yüksek miktarda doymuş yağ asidi içeren bir beslenme rejimi sonucu ortaya çıkabilir.

Damar kaslarının aşırı hassasiyeti: Bu durum damarların çapında ve kanın akışında beklenmeyen değişikliklere neden olur.

Kanda magnezyum ve kalsiyum seviyesinin düşük olması, stres, soğuk hava, sigara, hormon seviyelerindeki değişimler, yeterli C vitamini alınmaması veya fazla yağlı besinler bu hassasiyete yol açabilir.

Korunma

Damar hastalıklarına neden olan birtakım risk faktörlerini saptamak ve önlemek mümkündür. Bunlardan kaçınmak ve diğer sağlıklı alışkanlıkları yerine getirmek suretiyle damarlarınızın gücünü koruyabilirsiniz.

Sigarayı bırakın: Sigara damarları daraltır ve kandaki yağların oksitlenmesini hızlandırır. Sigarayı bırakarak ciddi damar hastalıklarına yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz. Sigarayı tamamen bırakmasanız bile azaltmaya ve C ve E vitaminleri bakımından zengin gıdalar tüketmeye çalışın. İçtiğiniz her sigara ile vücudunuzdaki yaklaşık 25 mg. C vitamini yok olur. Oysa kalp hastalıklarına karşı korunmak için hem C, hem de E vitaminine ihtiyacınız bulunmaktadır.

Hareketsizlikten kaçının: Haftanın en az beş günü, kan dolaşımınızı hareketlendirecek ve vücudun ısınmasını sağlayacak yoğunlukta (3 kilometre yürümek gibi) yanm saat egzersiz yapmak kalbiniz ve kan dolaşımınız için yararlıdır. Egzersiz, koruyucu HDL (yüksek yoğunluklu lipoprotein) kolesterolün, zarar verme potansiyeli bulunan LDL tipi kolesterole göre oranını artırarak kalbi kuvvetlendirir ve kilo vermeyi kolaylaştırır. Özellikle yağlı bir yemekten sonra vücudu ısıtmadan egzersiz yapmayın.

Gerilimi azaltın: Her gün zihninizi ve bedeninizi gevşetmeye zaman ayınn. Bunu, arkadaşlarla buluşarak, bir film veya televizyon seyrederek, değişik yemekler yaparak, bahçeyle uğraşarak, köpeğinizi gezdirerek, komik anların ve cinsel ilişkinin zevkini çıkartarak ve çocuklarınızla oynayarak yapabilirsiniz. Ayrıca, kaslan aşamalı olarak gevşetme yöntemini uygulayabilir, meditasyon ve yoga da yapabilirsiniz.

Stres seviyesinin yükselmesi adrenalin, kortizon ve diğer hormonların salgılanmasını tetikler. Bu ise kan basıncını artırır ve kandaki yağların oksidenmesini hızlandırır. Ufak bir sıkıntı bile stres hormonlarının seviyesini yükseltir ve kanı daha yapışkan ve pıhtılaşmaya daha eğilimli hale getirir. Üstelik, stresli veya sıkıntılı olduğunuzda kendinize daha az dikkat eder ve sigara içmek veya aşın yemek gibi (özellikle şekerli ve yağlı yiyecekler) kötü huylar edinebilirsiniz.

Stres ve depresyonla mücadele becerisi yalnız fiziksel sağlığınıza dikkat etmeyi değil, hislerinizin bilincinde olmayı ve onlarla başa çıkabilmeyi (örneğin öfkeyi ve diğer zorlu duygulan yenmek için güvenli teknikler öğrenmeyi) gerektirir.

Özellikle, üzüntülerinizi gizliyor ve sık sık tartışmaya giriyorsanız veya yakın bir geçmişte çok sevdiğiniz birini kaybettiyseniz bu beceriyi kazanmanız çok önemlidir.

Sağlıklı bir beslenme biçimi seçin: Fazla yemekten kaçının, özellikle de hayvansal yağlar (bunlar çoğunlukla doymuş yağlardır) ve trans-yağ asitleri (ticari amaçla sertleştirilmiş bitkisel yağlar) içeren yiyecekleri azaltın. Yağlı, büyük porsiyon yiyecekler kandaki yağ oranını aniden artırarak ateroma oluşumunu tetikler. Hayvansal besin (et, yumurta, tereyağı ve yağlı süt ürünleri) tüketiminizi kısıtlayın. Fazla tuz tüketmek kan basıncım yükselttiği için bazı kişilerin damar hastalığına yakalanma riski daha fazladır.

Bazı gıdalar damar ve kalp sağlığı için yararlıdır. Bunlara örnek olarak, antioksidan içeren ve LDL kolesterolün oksitlenmesini yavaşlatan beta-karoten, selenyum minerali ve C ve E vitaminlerini gösterebiliriz. Omega-6 yağ asitleri (sebze, sert kabuklu yemişler, tam tahıllı gıdalar, çekirdekler ve zeytinyağı), Omega-3 yağ asitleri (örneğin yağlı balık ve kabak çekirdeği), bitkisel östrojenler (örneğin soya ürünleri) ve suda eriyen lifli gıdalar (örneğin yulaf ve elma) yağların kanda yarattığı zararlı etkilerle mücadele eder.

Yukarıda belirtilen gıdalar damarların iç yüzeylerinin zarar görmemesini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlamanın yanısıra, doymuş yağlar ve damarları tahriş eden diğer faktörlerden kaynaklanan tehlikeleri de önler. Meyve ve sebzelerde de kanın aşırı yoğunlaşmasını önleyen doğal salisilatlar bulunmaktadır. Balıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri de kanın anormal ölçüde yoğunlaşmasını önlemeye yardımcı olur.

Ara sıra içilen bir bardak şarap birçok insan açısından zararsızdır ve hatta kısmen damarları genişleterek kalp kaslarına ve diğer dokulara daha çok kan gitmesini sağladığı için, kısmen de kırmızı şarap (diğer bazı alkollü içecekler gibi) flavonoid bitki pigmentleri gibi antioksidanlar içerdiği için damarlar açısından fayda bile sağlayabilir. Alkol almak istemeyenler veya alamayacak olanlar için diğer bir alternatif flavonoid kaynağı ise üzüm suyudur.

Kilonuza dikkat edin: Özellikle bel ve karın bölgesinde yağ birikiyor ve “elma görüntüsü” kazanıyorsanız kilo vermeye çalışın. Vücudun bu kısımlarında yağ birikmesi kalp krizine davetiye çıkartır.

Soğuktan kaçının: Soğuk bir iklimde yaşamak kanı yoğunlaştırdığından, kan pıhtılannın oluşma olasılığını arttınr. Soğuk, nemli ve rüzgârlı bir yerde yaşıyorsanız ve bunlara ek olarak damar hastalığı riskiniz yüksek ise, daha sıcak bir yere taşınmayı gözden geçirin. Bu mümkün değilse, soğuk havaya fazla çıkmamaya çalışın, çıkmak zorunda olduğunuzda ise sıkı giyinin.

Nefesinizi kontrol edin: Stresli olduğunuz zaman hızlı ve sık nefes almaktan (hiperventilasyon) kaçının. Fazla nefes almak kanı alkali hale getirerek alyuvarlann damar duvarlanndaki hücrelere yeterli miktarda oksijen taşımasını zorlaştınr.

Bitkisel ilaçlar: Zencefil, tarçın, karanfil ve kırmızıbiber gibi insanın içini ısıtan baharatlan tariflere eklemek veya bunlann çaylannı içmek, dolaşımı hareketlendirerek ve kol ve bacaklan besleyen damarlan genişleterek damar sağlığınıza fayda sağlar.

  • Damar duvarlarının tahriş olmasını ve oksitlenmiş zararlı kolesterolün oluşumunu önlemek için günde üç bardağa kadar ginkgo biloba çayı için.
  • Çiğ sanmsak yiyin veya düzenli olarak sarımsak hapları alın. Bu şekilde yüksek tansiyonun düşmesini ve kan dolaşımının rahatlamasını sağlayabilirsiniz. Sarımsak kolesterol seviyesini düşürür ve LDL kolesterolün oksitlenmesini yavaşlatır.

Takviyeler: Eczanelerden veya sağlık ürünleri satan dükkânlardan temin edebileceğiniz belirli bazı takviyelerin damar hastalığı riskini azalttığına ilişkin kanıtlar bulunmaktadır.

  • Toz haline getirilmiş greyfurt lifinde bulunan pektin yüksek kan kolesterolünü düşürmeye ve tıkanık damarları açmaya yarayabilir.

Antioksidan beta-karoten, C ve E vitamini ve selenyumun dolaşım sisteminin korunmasına önemli rol oynadıkları düşünülmektedir.

  • Ananas sapından elde edilen bromelain adlı enzim kanın yapışkanlığını azaltır.
  • Bir amino asit olan L-arjinin damar duvarlarını gevşeten nitrik oksit oluşumuna yardımcı olur.

Tedavi (Doğal Çözümler & Bitkisel Yöntemler)

Unutmayın: Damar hastalığınız varsa, damarlarınızın gördüğü zararı azaltmak veya gidermek için asla geç kalmış sayılmazsınız. Doktor gözetiminde, yukarıda belirtilen tüm önleyici tedbirlere dikkat edin ve aşağıdaki doğal ilaçlan kullanın:

  • Alıç, damar serdiğinin, sıkışmanın ve damar spazmının yol açtığı yüksek tansiyonun tedavisinde özellikle yarar sağlamaktadır. Bir çay kaşığı alıç çiçeği veya ezilmiş alıç meyvesini çay olarak demleyin ve gün boyunca düzenli aralıklarla bir yudum için.
  • Antioksidan koenzim Q10’dan her gün bir doz (90-300 miligram) alarak sıkışma nöbetlerinin arasını uzatabilirsiniz.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

Acil Durumlar

  • Göğüs, kol veya boynunuzda ağrı hissederseniz.
  • Aniden nefes darlığı, görme kaybı veya göz kararması yaşarsanız.
  • Kol ve bacaklarınız birden hissizleşir veya soluk ya da mavimtırak bir renge bürünürse.
Yazdır

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

Etiketler: , , ,

Kategori: Hastalıklar ve Belirtiler

  • RSS
  • Twitter
  • Facebook
  • YouTube