Göz Tansiyonu (Glokom)

| Son gözden geçirme: 24/04/2011
Yazdır

Göz tansiyonu, gece hırsızı gibidir; bir kişinin görme yeteneğini kademeli olarak, farkına vardırmadan, yok eder. Göz tansiyo­nunda, göz sıvısındaki (göz odacıklarındaki sıvı) basınç artar. Bu basınç, optik sinirlere zarar verir. Göz tansiyonu, körlüğün önemli bir sebebidir. Bununla beraber, erken teşhis ve tedavi edilirse, görme, neredeyse kesinlike kurtulabilir.

Sıvı hümör, gözün ön ve arka odacıkları arasında dolaşım yapar ve bu suretle mercekleri ve korneayı kaplayan hücreleri besler. Daha sonra, elek benzeri bir doku sisteminin(trabeküler retikunum ya da ağ örgüsü) içinden geçer ve irisle korneanın buluştuğu yerde, bir drenaj kanalının içine boşalır; gözün bu alanı, drenaj açısı olarak bilinir. Sıvı, drenaj kanalından Schlemm kanalına ve oradan en yakın damarlara yönlendirilir ve burada da kanın içinde yüzer.

Bu süreç, devamlı olarak çalışır. Göz sıvısı sürekli olarak oluşur ve fazla kısmı Schlemm kanalından geçip elimine olur, böylece gözdeki sıvı basıncı dengelenir.

Göz tansiyonunda, drenaj sistemi tıkanır ve basınç artar, bu da kana basınç yaparak optik sinirleri etkiler. Basınç devam ederse, optik mesajları taşıyan sinir lifleri ölür ve görme zayıflar. Görme kaybı, optik sinir ve retinayı besleyen kan damarla­rının tıkanmasından dolayı da olur. En önce, dış sınırdaki sinir lifleri etkilenir, böylece kayıp, kenardan görmeyle başlar ve merkezden görmeyi destekleyen hücreler ölünceye kadar kademeli olarak devam eder. Göz tansiyo­nunun sebep olduğu zarar, geri dönüşü olmayan bir hasardır, bu da erken teşhisin ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir.

Göz tansiyonunun, neden yaşlı insanları etkilediği açık değildir, ancak göz drenaj sisteminin yaşla beraber daha az etkin olduğu görülmektedir (50 yaşından sonra, göz tansiyonu, her 10 yılda bir ikiye katlanır). Göz tansiyonu, kalıtımsaldır.

---------- r e k l a m ----------

Belirtilergöz tansiyonu

Bir çok tür göz tansiyonu vardır, herbirinin kendine has belirtileri vardır.

Açık-açı Göz Tansiyonu, (Kronik ya da basit göz tansiyonu olarak da bilinir) en çok rastla­nılan biçimdir, tüm vakaların % 99′unu oluşturur. Bu türde, ön odacıkta bulunan açı, açık kalır ve göz sıvısı dışarıya çok yavaş drene olur ve sızıntı yapar, bu da kademeli ancak ısrarcı bir basınca sebep olur.

Bu tip göz tansiyonu, hiçbir belirti göstermeden ya da çok az belirti göstererek kötüleyebilir ve ileri bir seviyeye ulaşabilir. Kenardan görme azalması ve kör noktalar oluşmaya başlar, ancak bunların bir haberci olduklarının farkında olunamayabilir. Bazen, insanlar sık gözlük numarası değiş­tirerek veya gece görmelerinde bozukluklarla alarma geçerler. Ne var ki, bu belirtiler hastalığın geç evrelerinde ortaya çıkar.

Düşük tansiyonlu glokoma, açık-açılı göz tansiyonunun daha az görünen bir türüdür. Göz tansi­yonunun çok tipik bir biçimi olan optik sinirine zarar vererek kendini gösterir; ancak, normal göz basıncı altında gelişir. Düşük tansiyonlu glokoma muhtemelen, göz sinirine olan kan arzı, damar sertliği gibi başka sebeplerle azaldığı zaman gelişir. Bu şartlar altında, optik sinilin üstündeki normal basınç bile, kan tedarikinin daha fazla azalmasına ve sinir de hasar meydana gelmesine yeterlidir.

Kapalı-açı Göz Tansiyonu, (akut ya da dar açılı göz tansiyonu olarak da bilinir) göze çok hızlı basınçla kendini gösterir, drenaj açısı daralınca tıkanır ve sıvının dışarı çıkmasına engel olur.

Bazen bu, açı daraldığı zaman ve iris öne itildiği zaman olur ve drenaj yolu kapanır. Göz küresi kısa bir zamanda sertleşir ve basınç, ağrı, bulanık görme, ışığın etrafında gökkuşağı haleleri, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusmaya sebep olur. Bu çok çabuk körlüğe kadar gidebilen ciddi bir durumdur. Belirtilerin başlaması, göz doktoru tarafından acilen tedaviyi gerektirir.

Tedavigöz tansiyonu-2

Göz tansiyonundan şühelenmesi durumunda, doktorunuz, bir dizi tahlil yapacaktır. Bir göz dibi göreci kullanarak optik sinirinizi incele­yecektir. Optik disk- optik sinirin merkezi-göz tansiyonundan etkile­nirse, hacamat denen bir vaka teşhis edilir. Hacamat vakasında, disk derin girintili olarak görünür, diskin merkezi de girintiden daha derindir. Diskin rengi-genellikle pembedir- soluk ya da daha sarı olabilir, zira hastalığın ilerlemesi bu alana kan akışını engellemiştir. Doktorunuz sizi bir göz dokto­runa yönlendirirse, o da aynı tetkikleri yapacaktır fakat ayrıca uzun bir lamba kullanacak ve tonometri yapacaktır. Göz doktoru ayrıca, gonioskopi denen, özel bir mercekle drenaj kanalının açık, daralmış ya da kapalı olduğunu saptayabileceği bir inceleme de yapabilir.

Tedavinin amacı, göz basın­cını kontrol etmek ve hastalığın ilerlemesini durdurmaktır. Açık-açı göz tansiyonunda, tedavi genel­likle lokal ilaçlarla başlar (merhem veya göz damlaları), bunlar günde birkaç defa uygulanabilir; bazen de hap verilir. Genellikle, ilaç tedavisi göz tansiyonunu kontrol altında tutar. Eğer başarılı olmazsa, doktorunuz, lazer trabeküloplasti denilen ve sıvı akışını artıran ameliyata karar verebilir.

Klinikte veya göz doktorunun muayenehanesinde, göz damlası şeklinde anesteziyle yapılır.

Bu işlem sırasında, trabeküler retikulumun yarı yüzeyinde minik delikler, yüksek enrjili lazer ışınlarıyla yakılırak, açılır. Bu da, sıvının ön odacıktan daha kolay dışarı çıkmasını sağlar. Lazer ışınları, delikleri açmak için, 50′den fazla yakı yaparken yeşil veya kırmızı parlak ışıklar görebilirsiniz. Acı yoktur, operasyonun gerçekleştirilmesi 5 dakikadan az sürer.

Lazer ameliyatı, faydalı olmakla birlikte göz içi basınç yeteri kadar düşmemişse, işlemin trabeküler retikulumun diğer yarısında da yapılması gerekebilir. Lazer tedavisi görenlerin yarısından fazlasında, yaklaşık 2 yıl sonra basınç yeniden yükselir.

Bazen, iris öne doğru hareket eder ve drenaj açısını daha da daraltır. Kapalı-açı göz tansiyonunu ya da tıkanabilecek daralmış açıları tedavi etmek için lazer iridotomi de uygula­nabilir. Cerrah, lazer kullanarak, arka odacıktan ön odacığa doğru, irisin dış kenarında minik bir delik açarak, drenajı kolaylaştırır. Bu, arka odacıkta, irisi drenaj kanalına doğru iten basıncı düşürür. Lazerin kullanılamadığı durumlarda, iridektomi denen ve makasla, irisin bir kısmının alındığı cerrahi bir işlem yapılır. İridektomi, irido­tomi ile aynı amaca hizmet eder ancak irise ulaşmak için gözün cerrahi olarak açılmasını gerektirir. Ve iridotomiden daha büyük bir kanama, enfeksiyon ve diğer komplikasyon riskini taşır.

İlaçlar sonuç vermezse, trabekülektomi önerilebilir. Bu işlem sırasında, gözakından (gözün beyaz kısmı) bir doku parçası açılarak, sıvının ön odacıktan göz zarının alt kısmında yaratılan bir alana tahliye edilmesi için bir yol açılır. Alternatif olarak, plastik bir kapak takılarak, sıvının dışarı tahliye edilmesi sağlanır.

Açık-açı göz tansiyonunda teşhis, ancak görmede bazı hasarlar oluştuktan sonra konulur. Doktorunuz, diğer olası optik sinir hasarı ve görme kaybı sebeplerini elimine eder. Eğer bir şey buluna­mazsa, gözünüzdeki sıvının basın­cını düşürmek için ilaç ve/veya ameliyat yoluna gidilir.

  • Göz Tansiyonu İlaçları ve Etkileri
  • İlaç: Timolol (Kalp krizi sonrasında verilen bir beta bloker) ve betaxolol hidroklorid
  • Etkileri: Hümör sıvısı miktarını azaltarak daha düşük basınç.
  • Yan Etkileri: Gözler (batma, yanma, kaşınma, yaşlanma), Genel (kalp atışlarının yavaşlaması, astım, depresyon, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, erkeklerde libido azalması)
  • İlaç: Pilocarpin (Ağız kuruluğu için kullanılan bir ilaç) ekotiyafat iyodid
  • Etkileri: Göz bebeğine baskı yapıp drenaj açısını genişleterek sıvının dışa akmasını kolaylaştırır.
  • Yan Etkileri: Gözler (bulanık görme, şakak ağrısı, göz rahatsızlığı, göz kızarıklığı, yaşlanma, kenardan görmede değişme, loş ışıkta görme azalması), Genel (karın krampları, ishal, terleme, zayıflama, tükürük salgılamada artış, astım krizleri
  • İlaç: Epinefrin, dipivefrin ve epin efril borat
  • Etkileri: Basıncı düşürür ve göz bebeğini büyütebilir
  • Yan Etkileri: Gözler (Göz yüzeyinde tarhiş), Genel (Kalp atışlarında düzensizlik ve hızlanma, yüksek kan basıncı, terleme.
  • İlaç: Dorzolamid Hidroklorid
  • Etkileri: Gözün ürettiği göz sıvısı miktarını azaltarak daha düşün basınç.
  • Yan Etkileri: Gözler (Batma, yanma, kaşınma, göz rahatsızlığı, yabancı madde hissi), Genel: Acı tat alma.
  • İlaç: Latanoprost
  • Etkileri: Basıncı düşürür ve sıvı tahliyesini artırır.
  • Yan Etkileri: Gözler (Batma, yanma, kaşınma, göz rahatsızlığı, yabancı madde hissi, göz renginde değişiklik), Genel (Acı tat alma, kas ağrısı, göğüs ağrısı, isilik)
  • İlaç: Apraklonidin Hidroklorid
  • Etkileri: Gözün ürettiği göz sıvısı miktarını azaltarak daha düşük basınç
  • Yan Etkileri: Gözler (Kızarma, tahriş), Genel (Uykusuzluk, ağız kuruluğu)
  • İlaç: Brimonidin Tartrat
  • Etkileri: Gözün ürettiği göz sıvısı miktarını azaltarak daha düşük basınç ve sıvının dışa akımını fazlalaştırma
  • Yan Etkileri: Gözler (Batma, yanma, kızarma, bulanık görme, konjuktivada şişme), Genel (Yorgunluk, ağız kuruluğu)
Yazdır

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: Göz

  • RSS
  • Twitter
  • Facebook
  • YouTube