Melanom

| Son gözden geçirme: 07/05/2011
Yazdır

Cilt kanserinin en ölümcül türü olan melanom, melanosit olarak adlandırılan pigment üreten deri hücreleri, yaşamı tehdit eden bir tümör oluşturacak şekilde kontrolsüz olarak üremeye başladıklarında oluşur. Melanomlar ağrı yapmazlar ve mevcut bir benden ya da görünüşte lekesiz olan bir bölgede gelişebilirler. Tırnak altları ve göz içi de dahil olmak üzere herhangi bir yerde oluşabilirler.

Melanom, 18 yaşından önce nadiren görülür. Ancak, melanom riski erken yetişkinlik döneminde hızla artar ve bu da melanomu, 20 ila 50 yaş arasındaki bireylerde en yaygın olarak görülen, yaşamı tehdit eden kanser türlerinden biri yapar. Elli yaşından sonra melanom riski daha yavaş artar.

  • Belirtiler

Melanomların çapı genellikle 0.5 cm’den (yaklaşık olarak bir kurşunkalemin tepesindeki silgi kadar) daha büyüktür, fakat daha küçük olabilirler. En sık görüldüğü yerler yüz (özellikle yaşlı kişilerde), bedenin üst kısmı (özellikle erkeklerde) ve bacaklardır (özellikle kadınlarda).

  • Tedavi

Melanomun yaptığı ilk şey, hemen cildin altında bulunan dokuyu istila etmektir. Bu dokuyu ne kadar derinden istila ettiği, prognozunu (hastalığın seyrini) etkiler. Melanom sadece bu bitişik dokuyu istila etmişse, tedavi edilebilir. Ancak hücreler parçalanıp lenf damarları aracılığıyla yakındaki lenf nodlarına (düğümlerine) ulaşırsa ve oradan da diğer organlara yayılırsa (metastaz yaparsa), hastalık ölümcül olabilir.

Metastaz tanısı koymak için şüpheli cilt bölgesinin tamamının alındığı bir biyopsi yapılması gerekir. Doktor, mikroskop altında inceleyerek zararsız bir benle bir melanom arasındaki farkı görebilir ve melanomun komşu (bitişik) dokuyu ne kadar derinden istila ettiğini söyleyebilir. Biyopsi sonucunda melanom olduğu anlaşılırsa, doktorunuz bu melanomun çevresinden daha fazla doku alarak gerçekleştirilecek başka bir biyopsi yapabilir. Derin melanomlarda, iz kalmasını en aza indirmek için deri yamama gerekebilir.

---------- r e k l a m ----------

Melanomun yakındaki lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını belirlemek çok önemlidir. Yayılmamışsa, tedavi olasılığı çok daha yüksektir. Doktorunuz parmaklarıyla büyümüş (şişmiş) lenf bezine dokunarak kanserin buraya atlayıp atlamadığını anlayabilir.

Ancak, büyümüş (şişmiş; herhangi bir lenf bezi hissedilemezse bile kanser yayılmış olabilir. Böyle durumlarda, özel testlere gereksinim duyulur. Melanomun görüldüğü bölgeye boya ya da radyonüklid maddeler enjekte edilebilir. Bu maddeler, en yakın lenf noduna (düğümüne) ulaşıp böylelikle bu lenf nodunu (düğümünü) belirler. Bu lenf nodu (düğümü) lokal anestezi kullanılarak cerrahi yolla alınır ve mikroskop altında incelenir.

Lenf nodunda (düğümünde) kanser yoksa, genellikle başka bir şey yapılmaz. Ancak; kanseröz (kanserleşmiş) hücreler varsa, yakında bulunan tüm lenf nodları (düğümleri) tümörün sadece bu yakın düğümler haricinde henüz başka bir yere yayılmadığı ümidiyle cerrahi yolla alınır.

Kanser lenf düğümlerinin ötesine yayılmışsa, tümör genellikle tedavi edilemez. Hayatta kalma süresini artırmak için kemoterapi, cerrahi tedavi ve radyasyon tedavisi uygulanabilir. İmmunoterapi tedavisi bağışıklık sisteminin melanomla savaşma kapasitesini artırmak üzere tasarlanmıştır. Bu tedavide, interferon olarak adlandırılan bağışıklık sistemi kimyasalı kullanılır.

Yazdır

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

Etiketler: , , ,

Kategori: Deri, Kıllar ve Tırnaklar

  • RSS
  • Twitter
  • Facebook
  • YouTube