Menopoz

| Son gözden geçirme: 28/04/2011
Yazdır

Menopoz, ilk kez adet görmeniz gibi nihai bir vaka değildir. Adet kanamaları kesilmeden önceki, ama kanamalar düzensizleştikten sonraki zaman aralığına peri menopoz adı verilir. Bu süreç, adet kanamalarının düzensizleştiği ve ardından da tamamen kesildiği yavaş ilerleyen bir süreçtir.

Menopoz çoğunlukla, peş peşe 12 ay boyunca adet kanamalarının olmaması olarak tanımlanır. Kadınlık hormonu olan östrojen seviyesinin azalması da buna eşlik eder. Pek çok kadın için bu süreç, 40lı yaşların ortalarında başlar ve 50 yaş civarındaki son adet dönemiyle sona erer. Ancak, adet kanamaları, çok daha erken ya da geç yaşlarda da sona erebilir. Yaşam tarzına bağlı etmenler (örneğin, sigara kullanımı erken menopoza yol açabilir), menopozun zamanlaması üzerinde önemli rol oynar. Her iki yumurtalığı da alınmış olan kadınlar, doğrudan doğruya menopoza girerler.

Menopoz sırasındaki değişiklikler, yumurtalıkların işlevindeki değişikliklerle ilgilidir. Doğduğunuz zaman, iki yumurtalığınız ömrünüz boyunca yetecek miktarda (her bir yumurtalıkta 350. 000′den fazla) yumurta barındırır. Ergenlik çağında, folikül (her bir yumurtayı barındıran birer kesecik) hücrelerinde östrojen üretimi başlar. Östrojen, çok daha küçük miktarlarda yağ dokusu tarafından da üretilir.

Basit bir anlatımla menopoz, doğurganlık çağının sona erdiğini gösterir. Yumurtalıklar, yumurtayı olgunlaştıran ve rahmi hamileliğe hazırlayan aylık döngüden artık geçmez. Bu durum, vücutta, yumurtalıklardan kaynaklanan östrojen miktarının azalmasına yol açar. Östrojen, bir kadının kan damarları hücrelerine, kemiklerine, cildine, rahmine, meme dokusuna, vajina ve idrar yolu zarına ve beynine etki eder. Östrojen seviyesi azaldığında, bundan, bu doku ve organların her biri etkilenir; bu nedenle, bazı kadınlarda ateş basmalarına, vajinal kuruluğa ve idrar yolunda tahrişe neden olur.

menopozMenopoz döneminde, “yaşam değişikliği” aslında, vücudun kendisini östrojen seviyesindeki değişime alıştırmasını ifade eder. Zamanla, östrojenin kemikler ve kalbin kan damarları üzerindeki yararlı etkileri kaybolur; menopoz dönemindeki kadınlarda, osteoporoz ve kalp hastalıkları daha yaygın hale gelir. Menopozun hem kısa vadeli belirtilerini, hem de uzun vadede, sağlık üzerindeki etkilerini azaltmak için, Hormon tedavisi (HT) uygulanır.

---------- r e k l a m ----------

Menopozun belirtileri, bazen hemen göze çarpmaz. Bu nedenle, doktorunuz, folikül uyancı hormon (FSH) ve luteinize edici hormon (LH) seviyelerini ölçmek üzere kan testleri isteyebilir. Bu hormonlar, adet döngüsü sırasında, hormonal sinyalleşme sürecinde yer alan ve beynin bir bölümü olan hipotalamusun uyarısına cevaben, hipofiz bezi tarafından üretilir.

Perimenopoz sırasında, hipotalamus düşük seviyede estrojen algılar ve çok yüksek seviyede FSH ve LH ile yumurtalıkların uyarmaya çalışır. Bu hormon testlerinin sonuçları, size ve doktorunuza menopoza girip girmediğinize dair bilgi verir.

  • Tedavi

Menopoz döneminde uygulanan tedavinin, iki farklı amacı vardır. Birincisinde, tedavi hormonal değişimlerin yarattığı belirtileri azaltmayı amaçlar. 2002 yılına kadar, araştırmalar, menopozu izleyen seneler boyunca hormon tedavisi görmenin, sağlık açısından çeşitli yararlan olduğunu öne sürdüğünden, pek çok doktor tarafından hormon tedavisi tavsiye edilmekteydi. Ancak, bu tarihten sonra bu değişmiştir.

Menopoza Girip Girmediğinizi Bildiren Testlere mi İhtiyacınız Var?: Dr. Gharip’in Tavsiyesi

Ne zaman menopoza girdiğinizi söylemek zor olabilir. Düzenli adet gördüğünüz bir yaşamdan, adet görmediğiniz ve ateş basmaları yaşadığınız bir hayata bir gecede geçmezsiniz. Genellikle, adet kanamaları kesilmeden önceki birkaç yıl boyunca adet döneminiz düzensizleşmeye başlar ve adet görmenize rağmen ateş basmaları başlayabilir.

Eğer gerçekten menopoz dönemi geçiriyorsanız, folikül uyarıcı hormonun (FSH) kandaki seviyesi yükselir; bu nedenle, doktorlar bazen menopoza girip girmediğinize karar vermek için FSH seviyesini ölçerler. Ancak, menopoza yeni giriyorsanız, FSH seviyesi bir ay yüksek, öbür ay düşük çıkabilir; bu yüzden de bu evredeyken ölçüm yapmanın çok faydası dokunmayabilir.

Öte yandan, şahsen ben, 30 veya 40′lı yaşlarındaki bir kadının ne olasılıkla hamile kalabileceğini değerlendirmek için FSH seviyesine bakarım. Eğer FSH normal seviyeleri ikiye katlıyorsa, bir kadının hamile kalması olası değildir.

Yazdır

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Kategori: Kadın Hastalıkları

  • RSS
  • Twitter
  • Facebook
  • YouTube