Obezite

| Son gözden geçirme: 27/04/2011
Yazdır

“Aşırı kilo”, “obezite” ve “morbid (ölümcül) obezite” terimleri; erken ölümün ve bir takım ciddi, kronik hastalığın gelişme riskini arttıran, boyunuzla bağlantılı, sağlıksız bir kilo anlamına gelir. Bu kategorilerin içine giriyorsanız, pek çok hastalığın riski daha da büyür ve ağırlaşır.

Aşırı kilolu olmak, tüketilen enerjinin miktarı ile alınan kalorinin miktarı arasındaki dengesizliğin sonucudur; vücudun harcadığından daha çok kalori alındığında kilo alınır.

Vücudunuz sürekli enerji harcar, hatta uyurken bile. Yoğun fiziksel uğraş enerji kullanım miktarını arttırır.

Neden bazı insanlar aşırı kiloludur? Dürüst yanıt vermek gerekirse bilim insanları bu soruya daha yeni yeni çözüm getirmeye başladılar. Yıllarca, aşırı kilolu olmanın iradesizlik olduğuna inanıldı -egzersiz yapmak, çok yemek yemek, ya da her ikisine yönelik disiplininiz olmadığına.

Bugün, görünen o ki, diğer fiziksel faktörler vücut ağırlığının belirlenmesinde etkin bir rol oynayabiliyor. İnsanlarda ve hayvanlarda, iştaha etkisi olan ve vücudun enerji kullanımını etkileyen genler keşfedildi. Bu fiziksel nedenlerden dolayı aşırı kilolu kaç kişi var ve kaçında irade sorunu var, şimdilik çok net değil.

---------- r e k l a m ----------

İrade kesinlikle önemlidir. Hayatınızı yaşama yolunuz -yediğiniz yiyeceklerin türü ve yaptığınız egzersizin miktarı- kilonuzu belirmekte güçlü rol oynar.

Psikolojik faktörler de yemek yeme alışkanlığınızı etkiler. Çoğu insan yemek yiyerek, üzgünlük, sinirlilik, can sıkıntısı gibi hallere tepki verir. Kilo vermek için yardım arayan insanların yaklaşık %30’unda aşırı yemek yemek bir nedendir.

  • Obezitenin Sonuçları

İster fiziksel ister psikolojik nedenlerden olsun, obezite ciddi uzun-dönem hastalıklarının ve erken ölümün riskini büyük ölçüde arttırır.

%40 fazla kilosu olan birinin ortalama birine göre iki misli erken ölüm olasılığı vardır. Aşırı kilolu olmak tip-2 diyabetine yakalanma riskinizi de arttınr. Aynı zamanda, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, ve felç olma riskinizi yükseltir. Bir takım kanser türleriyle de yüksek oranlarda ilişkilidir.

Aşırı kilolu erkekler büyük oranda prostat kanserinden ölmektedir. Aşırı kilolu kadınlar da büyük oranda göğüs ve rahim kanserinden ölebilir.

Aşırı kilolu kadın ve erkeklerde çoğunlukla; kolon ve rektal kanseri, safra kesesi hastalıklan ve safra kesesi taşı, osteoartrit ve gut gelişmektedir.

Aşırı kilolu olmanın riskleri aynı zamanda vücudunuza yağın nasıl dağıldığı ile de bağlantılıdır. Kadınlarda yağ genellikle kalçalarda birikir ve bu durum vücutlarına armut görünümlü bir şekil verir. Erkekler de yağ genellikle karın çevresinde toplanır ve bu durum çoğuna elma şekli verir. Kadın ya da erkek, çoğunlukla karın bölgesinde toplanan yağ, obezite ile bağlantılı pek çok sağlık probleminin gelişmesine neden olur. Doktorlar, elma ya da armut biçimli olup olunmadığını tespit etmekte çok kolay bir yol buldular. Yöntem, bel-kalça oranı olarak adlandırılıyor.

Obezite, özellikle zayıflığın çekicilikle eş değer tutulduğu kültürlerde duygusal ve fiziksel acı çekmeyi beraberinde getirebilir. Obez kişiler sıklıkla ön yargı ve iş ayrımcılığı ile karşılaşır. İç dünyalarında, kabul olunmama, soyutlanma ve utanç yaşarlar.

  • Tedavi

Tedavi genellikle davranış değiştirme, egzersiz, diyet bileşiminden oluşur, bazen ilacı da içine alır. Ciddi vakalarda ameliyata başvurulur. Fakat diyet ve egzersiz esastır.

Kilo vermek, vücudunuzun ihtiyaç duyduğundan daha az tüketerek mümkündür. Kilo vermek için, genellikle her gün, yaşırıız ve boyunuz için normalde ihtiyaç olunandan 500-1000 kalori daha az yemek yemelisiniz. Doktorunuz ya da diyetisyeniniz yağı ve şekeri düşük fakat besleyici bir diyet tasarlamakta size yardım edeceklerdir.

Egzersiz, kilo verme programının esas öğesidir. Egzersizin kalori yakınımda en etkin formu aerobiktir, yavaş koşu, hızlı yürüyüş ya da tek kişilik tenis gibi.

Bazı kişiler, obezitenin manevi tarafıyla baş etmek için psikolojik danışmanlıktan yararlanır. Obezite kronik bir durumdur ve kilo kontrolü yaşam boyu dikkate alınmalıdır.

Her kilo verme programı, etkili ve güvenli olması için, uzun dönemli planlanmalıdır. Hızlı ya da etkin kilo vermeyi vaat eden programlar derinlemesine araştırılmalıdır.

Çok düşük kalorili diyetler (günde 800 kaloriden daha az) kilo vermenizi kolaylaştırabilir, fakat kesinlikle doktor gözetimi altında uygulanmalıdırlar. Vücudunuzun potasyum ya da diğer mineraller dengesini bozabilir ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilirler.

Bazı ilaçlar iştahı azaltabilir. Şu an mevcuttaki tüm ilaçlar az tesirlidir; diyet ve egzersiz ile bir arada kullanıldıklarında, vereceğiniz kiloya ek olarak %5-%10 daha kaybedebilirsiniz.

Bununla birlikte, hepsinin yan etkileri vardır, hiçbirinin 1 yıl ya da daha fazlası için güvenliği kanıtlanmamıştır, hatta bazılannın güvenli olmadığı kanıtlanmıştır ki onlar artık hem satılmamalı hem de kilo vermekte tavsiye edilmemelidirler.

Morbid obeziti olanlarda, yani bildik tedavi yöntemleriyle yeterli kilo veremeyenlerde, mide ve ince bağırsak ameliyatının bazen gıda ve kalori miktarı emilimini azalttığı görülmüştür. Ameliyat uzun dönemde kilo vermeyi sağlar, fakat yaklaşık 100 kişiden l’i ameliyattan dolayı yaşamını kaybetmektedir. Diğerlerinde, çoğunlukla tedavi ile giderilebilen anemi ve vitamin ve mineral eksikliği gelişir. Bazı kişiler de öğünlerden sonra ishal olur, kendini güçsüz ve sersemlemiş hisseder.

Yazdır

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

Etiketler: , , ,

Kategori: Hormonal Sistem

  • RSS
  • Twitter
  • Facebook
  • YouTube