Zayıflamada Yeni Yöntem: Karatay Diyeti

| Son gözden geçirme: 27/06/2011
Yazdır

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en büyük sağlık sorunlarından biri aşırı şişmanlık ve obezite. Bu sorunların sebep olduğu hastalıklarsa, karaciğer yağlanmasıyla başlayıp, diyabet, hipertansiyon, kalp krizi, Alzheimer, kronik artrit, bel ağrıları, polikistik meme hastalığı, erken adet görme, polikistik over sendromu ve daha birçok hastalıkla devam ediyor. Ne yazık ki, bazen kanser gibi çok ciddi hastalıklarla son bulabiliyor! Peki, öyleyse neden hâlâ sağlıklı bir şekilde kilo kaybını sağlayacak bir yöntem bulunamıyor? İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Canan Efendigil Karatay, meslekteki 50 yıllık gözlemlerinin sonucu yazdığı kitapta; bunun en önemli nedeninin, insanların kilolarının sorumlusu olarak sadece yağları görmesi ve genellikle kendi yapılarına uygun olmayan ithal diyetlerle zayıflamaya çalışması olduğunu açıklıyor. Kitabında beslenme kuralları ve diyet programı da veren Prof. Karatay, bu diyetin eksiksiz uygulanması durumunda başarı şansının yüzde 100 e yakın olduğunu vurguluyor. Biz de, Prof. Canan Efendigil Karatay’la küçük bir söyleşi yaptık ve ona hem diyetini hem de kilo vermenin önündeki en önemli engelleri sorduk.

"Tereyağlı pastırmalı yumurtayı özgürce yiyebiliriz."

► Size göre, aşırı kilo çağımızda neden önemli bir sorun haline geldi?
Son yıllarda kiloların giderek artmasının birkaç önemli nedeni var. Başta fiziksel aktivite azlığı geliyor. İkincisiyse önemli bir yanlış algılama; bu, maalesef ruhumuza işlemiş olan kilo almamızın tek suçlusunun yağların olduğunu düşüncesi. Bütün yağların aynı olduğunu kabul ediyoruz oysa bütün yağlar aynı ve eşit değerlerde değildir. Transyağlar sağlığa son derece zararlıdır, ancak sağlığımıza son derece yararlı olan, olmazsa olmaz temel yağlar da vardır, tıpkı tereyağı, zeytinyağı, omega-3 yağları gibi. Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bölümü Başkanı Dr. Walter Willet da, “Yağlar problem değildir; asıl sorun, şekerli içecek, patates, ekmek, makarna, pirinç ve tatlılardır. Bunları diyetimizden çıkarabilirsek kilo alma, obezite, şeker hastalığı gibi birçok metabolik hastalığı önleyebiliriz” diyor. Yani sonuç olarak kilo almamızın ve veremememizin nedenlerini fiziksel aktivite azlığı, sağlıklı yağlardan yoksun beslenme ve aşırı miktarda yüksek glisemik indeksli olan karbonhidratlı yiyeceklerin tüketilmesi olarak sıralayabiliriz.

► Karatay Diyeti nin temel prensiplerini nasıl açıklayabilirsiniz?
Karatay Diyeti, son bilimsel çalışmaların ışığı altında, hücresel ve hormonal düzeyde hücre fonksiyonlarının bozulması sonucu, sağlığımızı giderek nasıl kaybettiğimizi açıklamak amacıyla kaleme alındı. Ve bu beslenme biçimiyle, kandaki insülin değerinin normal düzeylerde tutulması, depo edilmiş olan yağların enerji olarak kullanılması ve dejeneratif hastalıkların önlenmesi hedeflendi. Fakat Karatay Diyeti’nin önerileri, klasik bir diyet şeklinde algılanmamalı. Karatay Diyeti bir sağlıklı yaşam ve beslenme kılavuzudur.

► Bu diyet nasıl bir süreç sonucu ortaya çıktı? Oluşum aşamasında nasıl araştırmalar yaptınız?
Tıp fakültelerinde, kalp hastalıkları risk faktörlerini senelerden beri anlatan ve bu amaçla en son bilimsel çalışmaları izleyen bir hekim olarak, oldukça yüklü bir bilgi birikimim oluşmuştu zaten. Bu kitap da, 50 yıldan beri sağlık eğitimi, öğrenimi ve hasta bakımı içinde olan bir kardiyolog ve iç hastalıkları uzmanının, deneyimleri ve binlerce literatür tarama merakı sonucu ortaya çıktı. Uygulayan birçok hastadan son derece olumlu sonuçlar ve geri dönüşlerin olması, rahatlıkla uygulanabilmesi sonucu kitap yazma fikrini oluşturdu.

Ayrıca yıllarca birçok ülkede eğitim ve öğrenim gördüm, hekimlik yaptım ve bilimsel araştırmalar yürüttüm. Bu ülkelerdeki insanların yaşam ve beslenme biçimlerinin hatta hastalıklarının bile bizimkilerden çok farklı olduklarını gözledim. Ve bu gözlemler sonunda kendi halkımıza en uygun gelecek bir beslenme tarzı yaratma fikri doğdu tabii.

---------- r e k l a m ----------

Karatay Diyeti’ni diğer diyetlerden farklı kılan en önemli özelliği ne?
Son yıllarda nano teknoloji, yaşamımızın her alanında geliştiği gibi, doğal olarak sağlık bilimi alanında da hızla ilerleme gösterdi. Bu bağlamda, nano tıp ya da moleküler tıp dalları da büyük bir hızla ilerledi, gelişti. Moleküler tıp sayesinde artık her türlü hastalık hücre düzeyinde incelenebiliyor. Bu çalışmalar sonucu kilo almanın da, hücresel ve biyokimyasal nedenleri açıklığa kavuştu, klasik bilgi ve görüşlerimizi değiştiren yeni kavramlar ortaya çıktı. Karatay Diyeti nin farkı; hücresel düzeyde meydana gelen bozuklukların düzeltilebildiğini, ileri yaşlarda meydana gelen hastalıkların genetik olmadığını ve bu hastalıkları önlemenin bizim elimizde olduğunu vurgulaması. Diyetin bir diğer farkı da, sürekli olarak, ‘şunu kibrit kutusu kadar yemeliyim, bunun içinde ne kadar yağ ya da yumurta var acaba? kaygılarını, hayat boyu kafamızdan atmamızı sağlaması!

Karatay Diyeti’nin Prensipleri

  • İlk prensip karaciğer yağlanmasını önlemek ve karaciğer yağlanmasını gidermek. Bilindiği gibi, göbek çevresinin hafifçe büyümeye başlaması karaciğer yağlanmasının ve doğal olarak insülin direncinin klinik olarak ilk belirtilerinden.
  • Vücutta gelişmiş olan insülin direncinin kırılması ise ikinci ana prensip.
  • Bu amaçla insülin direncini ve karaciğer yağlanmasını başlatan, yüksek glisemik indeksli karbonhidratlardan uzaklaşılıyor ve ara öğünler kaldırılarak, vücudun ara öğün yerine kendi yağlarını kullanması sağlanıyor.
  • Son olarak akşamları saat sekizden sonra meyve dahil hiçbir şey yemeyerek, uyku sırasında enerji olarak yine vücudun kendi yağlarını kullanmasına imkan veriliyor.
  • Karatay Diyeti’nin diğer bir özelliği de, yemeklerde kalori hesabı yapılmaması. Bu nedenle uygulayanlar stres altında kalmıyor.

© Kaynak: Cosmopolitan & Derleyen: Sağlık Köşesi Ekibi (www.saglikkosesi.net)

Yazdır

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

Etiketler: , , , , ,

Kategori: BESLENME & DİYET

  • RSS
  • Twitter
  • Facebook
  • YouTube